Değerleme

Yerel Stratejik planlar birbirine benzese de her plan özeldir. Yerelin özgün
yanları plana yansıtıldığı (planda yer aldığı) için farklıdır. Ama kopyalanarak
yapılıma plan basit kalır. İçinde yerel olmadığı için yerel ’e yazık olur.
Gelecek beş yıla heba olur. Madem plan yapıyoruz yan i geleceğimize dair
tedbirler alıyoruz tastamam olmalıdır.
Her plan önündeki alternatiflerden seçim yaptığından öncelikli ve tercihli
bir plan olacaktır. Hele yerel alanı yönetme sorumluluğu olan yönetimin
politikaları devreye girince plan çok yönlü özel hale gelmektedir. Önce
yerele özgüdür. Sonra yerel yönetimin tercihlerini yansıtmaktadır. Katılımcı
yönüyle yerelin istek ve beklentilerini karşılamaktadır. Yerelin kaynak ve
potansiyellerini harekete geçirmektedir. Yereldeki aktörler ile işbirliği-güç
birliği halindedir. Böylesi bir doluluk planı hem özgün hem de güçlü kılar.
Stratejik gelişim planı yaparken yerelin plana yansıtılan, yansıtılamayan
konuları karşımıza çıkar. Buradaki can alıcı soru şu. Plan yaparken yerelin
bütün konuları gündeme gelmeli plana yansıtılmalı mıdır? Bu noktada
stratejik planlama mantığı devreye girer.
Stratejik plan seçimli, öncelikli, yönlendirici plandır. Dolayısı ile yerelin
her ne konusu varsa, hangi görev- yetkilere sahipse hepsini harmanlayıp
seçimler yapılmalı, öncelikle dirilmeli, zamana yayılmalı, kaynak ve potansiyeller
ile karşılığı bulunmalıdır. Stratejik planı gerçekçi, uygulanabilir yanı
da budur. Esasen gücüde budur.
Yerel stratejik plan yaparken üst, bağlayıcı planlar çerçeve çizerler. Stratejik
plan planlar topluğunun yerele yansıyan bütün yönlerini içine alan
onları çerçeveleyen yerel stratejik plan yerele tam oturur. O nedenle plan
çok yönlü, çok fonksiyonlu olur.
Yerel stratejik gelişim planının kapsayıcı olması için aşağıdaki hususları
bünyesinde taşımalıdır.

  • Eksen planlaması olmalı
  • Sektörleri kapsamalı
  • Yerel olmalı
  • Mekânsal plan olmalı
  • Yönetsel olmalı
  • Üst planlarla bağlantılı olmalı
  • Yerel planlarla bütüncül olmalı
  • Eğilimleri yansıtmalı

İhtiyaç, sorun-çözüm odaklı olmalı
Kaynak ve potansiyelleri harekete geçirmeli
Katılımı sağlamalı

Yönetişim eliyle izlenmeli, denetlenmeli
Plan bir yanıyla uygulayıcı olurken diğer yanıyla rehber/yol gösterici olmalıdır.
Unutmayalım plan yalnızca yereldeki paydaşlar için yapılmaz. Gelecekte
yerelde var olacaklar için yapılmaz. Gelecekte yerelde var olacaklar
içinde yapılır. Onlarda planı görerek yerele eğilirler. Bu nedenle plan çok
yönlü ve çok boyutlu olmalı, her kesime hitap etmelidir.
Yerel planı kim yapar? Sorusu en can alıcı sorudur. Kim uygular? Sorusu
ise ondan daha zor cevap bulan sorudur.

Yerelde yerel yönetimleri temsilen ”belediye” önde görünse de yerelde
hizmet sunan, görev-yetki kullanan pek çok kurum-kuruluş bulunur. Hemen
akla gelen çözüm “birlikte plan yapmak ve birlikte plan uygulamak”
görüşüdür. Doğru olanda budur.

Yönetişim ortamında katılımcı anlayışla yerelde sorun-çözümleri bulmak,
beklentileri katmak, izleme-değerlendirme-denetime fırsat vermek doğru
planlamadır. Elbette plana motor görevini yerel yönetimler yapacaktır.
Yereldeki aktörler ne kadar bir araya gelirse gelsin, konuşmalar ve tartışmalar
beyin fırtınasından öteye geçemiyor. Yerelin tespitlerinin hayat
bulması, yani uygulanabilmesi için stratejik plan yapılmalı ve bunlar plan
içinde yer almalıdır.

Bu durumda stratejik plan ne yapacak?

  • Mevcut durumu analiz edecek
  • Sorunlara çözümler üretecek
  • Beklentileri belirleyecek
  • Kaynak potansiyel tespit edecek
  • Olması gereken geleceği gösterecek
  • Gelişimi sağlayacak disiplini ve iradeyi ortaya çıkaracak
  • Gelişme döngüsü sağlayacak
  • Bu anlayış ve disiplinle yapılan plan yerel yönetime hangi faydaları sağlar.
    Yönetişime getirir
  • Çoklu yönetimi tekli yönetime dönüştürür
  • Keyfi yönetimi ortadan kaldırır
  • Kaynak ve potansiyeli ortaya çıkarır
  • Plan, proje fikrini geliştirir
  • Açık, şeffaf yönetimi zorlar
  • Katılımı sağlar
  • Toplumsal bilinci, duyarlılığı arttırır
  • Sahiplik duygusunu geliştirir

Yönetimi izler, değerlendirir
Plan yapılırken şu eleştiri karşımıza çıkar. Plan yapmak “eski köye yeni
icat çıkarmak” tır. Yerelde alıştığımız klasik düzene bakalım.
Oturmuş, klasikleşmiş, değiştirilmesi zor bir yönetim kültürümüz var
Yerelin geleceği üzerine kabullenilmiş çaresizlik var
Plan yapmakla bir yandan zihniyetle savaşılıyor, öte yandan yerelin imkansızlık
ve zorluklarıyla uğraşılıyor.

Gerçekten de plan eleştirildikçe ona olan güven azalıyor, geleceğe dair
ortak paydamız oluşamıyor. Böyle bir ortamda plan yapmak zordur. Geleceğe
dair ortak kararlar almak daha da zordur.
Burada yerele ait tespitler yapalım.

Yerelin, içinde yaşayanlar tarafından da tam tanınamıyor
Yerel üzerinde olumsuz eleştiriler yerele haksızlık ediyor
Yerel gelenek, kültür ve değerlerinin yaşama–yaşatma kaygısını taşıyor
Ortak payda sanıldığı kadar zayıf değil
Kentte yabancılaşma korkulacak derecede değil. Toplumda kaynaşma
kültürü hâkim
Yerel liderlik etrafında toparlayıcılık, kucaklayıcılık, konularına sahiplik
istiyor

Yerelin dinamiklerini harekete geçirecek araç stratejik planlamadır. Yerelin
hafızası dünü unutmadığı gibi geleceğindi dünün üzerine inşa etme
eğilimi taşır. Geçmişte yaşanan olumsuzluklara takılmamak için olumlu dinamikleri
harekete geçirmek gerekir. Planlama diliyle söylersek güçlü yanlarımızı
daha da güçlendirmeliyiz.

Yerelde uygulanan planlara bakıldığında karmaşa gözleniyor. Mekânsal
planlar bağlayıcı iken diğer planlar göz ardı ediliyor. Mekânsal planlarında
diğer planlarla bağlantısı kurulamıyor. Karşımıza uygulama başarısı düşük
planlar çıkıyor. Bütün planları yerelde toparlayacak bir plan çerçevesine
ihtiyaç kendini gösteriyor. Buda stratejik plan olmalıdır. Stratejik plan yapılırken
güçlü doğarsa sözünü ettiğimiz çerçeve kurulur. Bunun için plan
kapsayıcı ve güçlü doğmalıdır.

Açıkçası plan bildik, tanıdık olmalı. Yani yerel, mekânsal olmalı. Toplumun
içinden toplumun ihtiyaçlarından doğmalı. Katılım itirazlar, eleştiriler
olmamalı, uygulama aksamamalıdır.

Öyle ise neler yapılmalı?

Stratejik gelişim plan nedir, ne getirir iyice anlatılmalı
Toplumun ihtiyaçları, sorunları var mı, bunların çözümleri biliniyor
mu sorulmalı
Sorunlarını–ihtiyaçlarını çözecek, geleceğe taşıyacak kaynak ve potansiyel ilçede mevcut mu, sorgulanmalı
Planı birlikte yapacak ortak irade ortaya konmalı
Toplumun kendi geleceğine kendisinin sahip çıkacağı sahiplik duygusu,
sorumluluk, ortak akıl, ekseninde hareket edilmeli
Toplumun geleceğini şimdiden şekillendiren plan anlayışı benimsenmeli
Yediden yetmişe katılım sağlanmalı
Plan uzamanlar yerine, yerinde ihtiyaç duyan insanlarla plan yapılmalı
Plan başarılı olması için somut çevre analizi yapılmalı. Çevrede yer alan
aktörler plan eliyle yerele ne verebilirler, ne katabilirler iyice araştırılmalıdır.
Kurum çevresi, etkileşim çevresi, dış çevre somut olarak analiz edilmelidir.
Çevre iç içe geçmiş halkalar gibidir.

Unutmayalım. Yerel alanımız denizin ortasında bir ada değil. Çevremizle
varız. Çevremizle gelişir, ilerleriz. Çevrede ne olup bitiyorsa görmeliyiz,
geleceğe bakışlarını tespit etmeliyiz.

Çevre, “bizim yerel” ile birlikte gelişmek ister. Çevrede işbirliği, rekabet,
çatışma yaşanır. Ancak sağlıklı gelişme birlikte hareket ve fonksiyon paylaşımından
geçer. Yerel dengeli kalkınacak ise çevresi ile birlikte kalkınır. Ondan
dolayı her yerele özelliğine göre fonksiyon vererek dengeli kalkınmayı
planlamak elzemdir.

Coğrafya yerelin kalkınmasına zorlayabilir, engelleyebilir de. Beşeri coğrafyayı
çok iyi analiz etmek planlamada çdok gereklidir. Coğrafi konumlar
yerelin kalkınmasında birer dinamiktir. Değilse bile bunu tersine çevirme
yolları aranmalıdır.

Yerelin konumu yanında tarihi, kültürü, birikimleri, kazanımları yarınımıza
yön veren faktörler olacaktır. Önemli olan bunlardan yararlanmak ve
fırsatlara çevirmektir.

Yerel geleceğini kazanmak, büyümek ve gelişmek istiyorsa ortak akıl etrafında
hareket ederek plan yapmak zorundadır. Bunu ancak stratejik plan
sağlar. Karşımızda kabuğuna sığmayan, büyümek zorunda olan bir yerel
varsa, onu stratejik planla buluşturmak görevimizdir.
O halde plan ne yapacak?

Rehber olacak, yol gösterecek
Esnek yenilebilir, güncel olacak
İlçeye vizyon ışığı tutacak, yeni umut ve hareket getirecek
Katılımcı şeffaf, paylaşılır, kabul edilir plan eliyle sahiplenmeyi getirecek
Yönetim kültürümüzde her hizmetin anahtarına para gözü ile bakılır.
Para olursa her şeyin yapılacağına inanılır. Halbuki tecrübeler, tek başına
para olduğu hale gelişmelerin olmadığını göstermektedir. Gelişme bütün
aktörlerini bir arada tutacak, yönlendirecek planlamadır.

Plan, paradan önce gelir. Gerçekten de planlama çalışmalarında paradan
önce başka değerlerin geldiği görülmektedir.
Bu durumda paradan önce neler var?
İletişim, işbirliği, koordinasyon
Ortak akıl
Birliktelik, bir zeminde buluşmak
Değerler
Sahiplenme, sorumluluk
Liderlik
Yerel dinamikler
Yerel kaynak, potansiyeller
Müteşebbis, girişimcilik
Örgütlenme kapasitesi, kabiliyeti
Sivil toplum gücü
Özel sektör dinamizmi
Toplumsal uyum
Konum
Birikimler

Yerel Stratejik Gelişim Planı kurgusuyla, yapım süreçleriyle, ortaya koyduğu
gelecek planlamasıyla, eylemiyle toplumun inisiyatif alanını güçlendirir.
Kendini yönetme isteğinde olan topluma ortak gelecek sunar. Katılımı
güçlendirir. Bütün bunlar yerel demokrasiyi güçlendirir. Stratejik Plan anlaşan,
kaynaşan yerel’de özgüven, özgürlük, demokrasi gibi dinamikleri
besler, onlardan beslenir.

Hatırlatalım ki, bunları para değil, plan yerelin hizmetine sunar. Yukarda
saydığımız değerler sessiz, sedasız köşelerinde duruyorlar. Uyandırılmayı
devreye girmeyi bekliyorlar. Onları harekete geçirecek olan stratejik planlamadır.
Anadolu tabiriyle un, şeker, yağ var helva, helvacıyı bekliyor. Yani
planı bekliyor.

Planlar beklentiyi yükseltiyor, karşılayamama durumunda hayal kırıklığı
yaratır eleştiri yapılıyor.

Plan beklentiyi yükseltmek doğrumu diye soruluyor. Esasen plan beklentiye
kendisinden değil, toplumun özgüveninde yükseltiyor. Kendine
güvenen, kendine inanan toplumların yerel dinamikleri kolayca harekete
geçirecekleri, devlet – millet işbirliği yapacakları ortada.

Plan bir kıvılcımdır. Hep şeker diye ağlayan çocuğun ihtiyacının sadece
şeker, şekerden başka bir şey olduğunu söylüyor. Toplumu uyandırıyor.
Toplumun kendini tanımasını sağlıyor. Bir öze dönüş, güven çağrısı sunuyor.
Bu nedenle stratejik planlar toplumun kendisini yoklaması sayılıyor.
Atık bölgeler, iller ve ilçeler yarış halindedir. Geleceğini öngörenler bu yarışı kazanacaktır. Geleceğin öngörüsü oluşturulurken dünün ve bugünün
bilgisi gereklidir. Sorunları çözmek için önce tespit sonra yol ve yöntem
belirlemek lazımdır. Sorun çözmeyi temel alan plan belirlenen amaç
ve hedeflere ulaşmak için veri ve bilgiye dayalı çalışır. Bu nedenle mevcut
durum analizi, yani nerede olduğumuzu görmek, strateji geliştirmek, yani
nerede olacağımıza karar vermek bilgiye dayalı bir çalışmadır .
Yerel Stratejik Gelişim Planı hazırlanırken bir yandan stratejik planlama
yöntemleri uygulanır, öte yandan yerele dair veri - bilgiler derlenir. Bir
yandan da yaşayan halkın sorun tespitleri ve çözüm önerileri, gelecek öngörüleri
alınır. Yerel Stratejik Gelişim Planı kapsamında ortaya çıkmış olan
eylem planı, bir kararlar toplamıdır. Bir gelecek arayışıdır.

Bu kararların özelliği, gelecekte yerelde, bölgemizde, ülkemizde ve
dünyada yaşanacak olan gerçek zaman dilimleri içinde ulaşılmak ve gerçekleştirilmek
istenen, tespit edilmiş nokta veya durumlara işaret etmektedir.
Dolayısıyla bu eylem planı, yerelde bu günden, gelecekte nereye ulaşılmak
istendiğinin, nelerin gerçekleştirilmek istendiğinin kararlaştırılmış
halidir. Yapılmış olan bu planda eyleme geçiş, planın uygulama evresinin
başladığını ortaya koymaktadır.

Yerelde yaşayanlar, yerelden faydalananlar, yerele yön verenler yönetişim
anlayışı içinde yarını kurmak istiyorlarsa, ellerinde ki anahtar stratejik
gelişim planı ve eylem planıdır.

Bugün, yakın veya uzak geleceğin kararları, gelişim süreçleri stratejik
gelişim planı ve eylem planın da saklıdır. Karar sahibi her kişi bu plan gerçeğini
göz ardı edemez.

Ancak ne yazılır ve çizilirse toplumun desteği ve kabulü olmadan hiçbir
pratiği yoktur. Plan halkın katılımı ve kararlarıyla ortaya konan gelecek belgesidir.
Gücünü de buradan almaktadır.

Plan tüm ilgili kamu kurum ve kuruluşlar, yerel yönetimler, sivil toplum
kuruluşları, oda ve meslek kuruluşları, özel sektör temsilcileri gönüllü halkın
katılımı ve ortak çabaları sonucu ortaya çıkar. Planı yapıldığı yolla yani
katılımcı anlayışla, yönetişim yoluyla uygulanacak ve sonuçları değerlendirilecektir.
Başarıda burda gizlidir.