Yerel Yönetimler

İdare sistemimiz merkezi yönetim ve yerel yönetim şeklinde ikiye ayrılır.
Yerel alanda merkezi yönetimin taşra teşkilatları, yetki genişliğine göre
çalışırken yerel yönetimle doğrudan yetkiyle çalışırlar. Alanda iki sistem
içiçe çalışır.

Merkezi idare yerinden yönetimde il sistemini esas almıştır. “Türkiye,  merkezi idare kuruluşu bakımından coğrafi durumuna, iktisadi şartlara  ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre illere, iller ilçelere bölünmüştür.’’
(5442 sayılı İl İdaresi Kanunu)
Yerel yönetimler il sistemi üzerine kurulmuştur. Anayasaya göre;
“Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını
karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları,
gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan
kamu tüzel kişileridir.” (Anayasa, 127)


Yerel yönetimler; İl özel idaresi, il belediyesi, büyükşehir belediyesi,
ilçe belediyesi belde belediyeler ve köy şeklinde ayrılmaktadır. Büyükşehir
olan İlerde, il özel İdaresi kalkmakta, il belediyeleri il bütününe genişlerken
belde belediyeleri kapanmakta, köyler mahalleye dönüşmektedir. Yerelde
il, ilçe belediyeleri ikilisi kalacaktır. Böylece vilayet sistemi ile yerel yönetim
(belediye) sistemi çakışacaktır.
Yerel yönetimler kanunla kurulur. Her yerel yönetimin kuruluş sistemi
farklıdır. En kolay yerel yönetim (belediye) kurma yolu ilçe kurmaktan geçer.
İlçeler kanunla kurulur ve sınırları kanunla belirlenir. İlçe kurulan yerlere
ilçe belediyesi kendiliğinden kurulur.


Uygulanmakta olan yönetim sistemimiz şema hâlinde verilmektedir.
Değişimin yerel yönetimlerde olduğu görülmektedir. Bucak fiilen kaldırılmıştır.
Köylerin çoğu görevleri merkezi idarelere geçmiştir. Şimdi de büyükşehirlerde
köy tüzel kişilikleri kaldırılarak mahalleye dönüştürülmektedir.
Yerel yönetimler il özel idaresi, belediye ve köy olarak ayrılsa da uygulamada
net ayrım olmadığı görülmektedir. Yerel yönetimler iç içe geçmiş ve
etkileşim içindedir.
İl Özel İdaresi il şehir merkezi dahil il sınırını kapsar ve çevre iller ile etkileşim
içindedir. Büyükşehir belediyesi de kent merkezi ve il sınırını kapsar
ve çevre kentler ile etkileşim halindedir. İl belediyesi kendi sınırları içinde
kalır. Çevre kentlerle etkileşim yaşar. İlçe belediyesi, belde ve köylerde sınırlarına
hizmet sunarlar ve çevresi ile etkileşim halindedirler.


Kuş bakışı bakıldığında, yerel idareler sorumluluk bölgeleri ile etkileşim
bölgeleri iç içe girmiş durumdadır. Etkileşim merkezden çevreye doğru yayılmakta,
coğrafya kent yönetimi altına girmektedir. Yeni yönetim anlayışı

kentli yönetime kaymakta, toplumda kır-kent ayrımı kalkarak kentsel toplum
oluşmaktadır.
Ülkemizde uluslararası standartlara uyan metropoller (ana kent) meydana
gelmiştir. İki ana kentin (İstanbul ve İzmit) sınırları il sınırları kabul
edilmiş iken bu sayı 29 kente çıkmıştır. Büyükşehirlerde İl coğrafyası kentsel
alana dönüşmüştür. Kent nüfusları arttıkça kentsel yönetim alanlarının
genişleyeceği görülmektedir.


Hayatın ve uygulamaların getirdiği harmanlanmış toplum yönetimi de
ona uygun olmalıdır. Yerel idarelere adı konmamış kent idareleri diyebiliriz.
Yerel idare alanları gelecekte daha da kentleşeceği, ana kentlerin alanlarıyla
coğrafya kent yönetimine gireceğine göre yerel yönetimlere kent yaklaşımından
bakmak doğru ve isabetli olacaktır.