Amaç

Ülkemiz üniter devlet yapısına sahiptir. Bu yapının sonucu kararlar merkezden
alınmakta, planlama ya merkezden yapılmakta veya kaynak merkezden
dağıtılmaktadır.
Yerel yönetimler, merkezin yanında kendi planlamasını yapmakta, kendi
kaynaklarını yönetmektedir.
Yerel yönetimler ikili yapı içinde olmalarından dolayı kendinden bekleneni
verememektedir. Açıkça kendi planlamalarını yapmada yetersiz kalmaktadır.
Yetersizliğin başlıca nedenleri şunlardır.

  • Yerel alanlar en alt uygulama alanıdır. Sahaya bilgi ve teknik yönünden
    tam sahip olamamaktadır
  • Yerel yönetimlerin planlama alanında birikimi, insan kaynakları yetersiz
    kalmaktadır
  • Yapılan planlar yerel halkın ihtiyaç ve taleplerini karşılayamamaktadır
  • Mekânsal planlar zaman içinde sık sık değişmekte, yenilenmekte kapsayıcı
    ve bütüncül olmadığından kalıcı olamamaktadır

Yerel yönetimler yukarıda saydığımız tespitlerden ders çıkararak, modern
dünyanın kullandığı yol ve yöntemleri kullanarak yerli, kendi kaynaklarına
dayalı planlama yapabilir. Planlama birikimi bu özgüveni vermektedir.


Öyleyse mekânsal, fiziksel, sözel planlar nasıl yapılmalı? Mevzuat ve
kılavuz metinler plan yapılmasını söylüyorlar, ama nasıl yapılacağını söylemiyorlar.
‘’Çerçevesi mevzuatla çizilen bir planın içi nasıl örülür, doldurulur?
‘’ sorusu cevap bulamıyor.


Artık, yerel yönetimler için stratejik plan hazırlama kılavuzuna ihtiyaç
duyulmaktadır. Nitekim 10. Kalkınma Planı özel ihtisas komisyonu raporunda
yerel yönetimlerin bu açığını kapatmak için hayati bir öneri sunulmaktadır.


“Uygulamada, farklı faaliyet alan ve işlevlere sahip olan kamu idareleri
için kuruluş türlerine özgü (bakanlıklara, belediyelere, il özel idarelerine,
üniversitelere münhasır özel kılavuzlar gibi) farklılaştırılmış kılavuzlar hâlen
geliştirilmemiştir. Bu durum tüm idareler için aynı rehbere uyma zorunluluğu
doğurmuştur. Farklı kılavuz kullanımının idarelerin daha nitelikli ve
uygulanabilir planlar hazırlamalarına katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.
Bu süreçte diğer rehberlerle dil birlikteliği sağlanması ve rehberin
basitleştirilmesi de düşünülebilecek diğer bir husustur.”


Yukardaki tespitten yola çıkarak yerel yönetimlerin kendi gerçeklerine,
konumuna uygun, özgün, ortak dili kullanan “Yerel Yönetimler için Stratejik
Gelişim Planı Kılavuzu Rehberi” yazılmalıdır. Elimizdeki çalışma bu amacı
karşılamaya yöneliktir.